Bakan Yumaklı’dan gıda sahteciliği yapanlara sert uyarı: Sakın ha gelmeyin

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Orman yangınlarıyla mücadelede kullanılan teknolojilerden gıda güvenilirliğine, taklit ve tağşiş yapan firmalardan tarımsal üretim planlamasına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, gıda sahteciliğiyle mücadelede kararlı olduklarını vurguladı.

Taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen firmaların açıklanmasına yönelik eleştirilere yanıt veren Yumaklı, denetim ve yaptırım süreçlerinin uygulandığını, firmaların ürünlerinin piyasadan çektirildiğini ve ardından kamuoyuna duyurulduğunu söyledi.

Gıda sahteciliği yapanlara yönelik tutumlarının değişmeyeceğini belirten Yumaklı, “Tartışılacak bir tarafı yok. ‘Şu iyi çocuktur’ diye gelmek isteyenler oluyor, buradan söylüyorum; sakın ha gelmeyin” ifadelerini kullandı.

“GIDA GÜVENİLİRLİĞİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ”

Gıda güvenilirliğinin kendileri açısından taviz verilmeyecek bir konu olduğunu dile getiren Yumaklı, üreticilerin tüketiciye sundukları ürünün içeriği ve niteliği konusunda taahhütlerine uyması gerektiğini belirtti.

Yumaklı, taklit ve tağşiş tespit edilen ürünlerle ilgili önce gerekli işlemlerin yapıldığını, ürünlerin piyasadan çektirildiğini ve ilgili yaptırımların uygulandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Gelip ‘Bu ürünün içinde bu var şu kalitede’ deyip ‘100 lira’ diyeyim ama bunun içeriği 50 liralık olsun. Bunu size satamaz. ‘Neden ifşa ediyorsunuz kardeşim gereğini yapsanıza’ deniyor. Biz cezasını kesiyoruz zaten önce gereğini yapıyoruz, ürünü çektiriyoruz, sonra ifşa ediyoruz.”

Firmaların marka oluşturmak için harcadığı emeğin, tüketiciyi yanıltmalarına gerekçe olamayacağını kaydeden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kim olduğu, ne olduğu benim hiçbir şekilde umurumda bile değil. Ben şunu kabul ediyorum. Bir marka oluşturmak kolay değildir. Piyasada tutunmak kolay değildir. Emek, sermaye harcıyorsun ama bunun sonucunda yaptığın taklit, tağşiş tüketicinin problemi hiç değil. Herkes üretmiş olduğu ürünü, vaat etmiş olduğu şekilde üretip insanlara sunmak zorunda. Bunun tartışılacak bir tarafı yok. ‘Şu iyi çocuktur’ falan diye gelmek isteyenler oluyor, buradan söylüyorum; sakın ha gelmeyin.”

ORMAN YANGINLARINDA YAPAY ZEKA VE TEKNOLOJİ DESTEĞİ

Orman yangınlarıyla mücadelede teknolojik imkânlardan yararlandıklarını belirten Yumaklı, yapay zeka destekli Karar Destek Sistemi sayesinde yangınların seyrine ilişkin tahminler oluşturulduğunu ve önceden önlem alınabildiğini söyledi.

Sistem aracılığıyla riskli bölgelerin bir hafta önceden belirlenebildiğini aktaran Yumaklı, ekiplerin yönlendirilmesi ve koordinasyonunda bu verilerden yararlanıldığını ifade etti.

Mevcut sistemlerin yeni teknolojilerle sürekli geliştirildiğini belirten Yumaklı, yapay zeka başta olmak üzere teknolojik gelişmelerin orman yangınlarıyla mücadelede aktif biçimde kullanıldığını kaydetti.

YANGIN SONRASI AĞAÇLANDIRMADA EKOSİSTEM ESAS ALINIYOR

Yangınların ardından yanan alanların yeniden ağaçlandırılmasında farklı ağaç türlerinin tercih edilmesine yönelik önerileri de değerlendiren Yumaklı, bu konuda 2023 yılının sonunda uzmanların katılımıyla bir çalıştay düzenlediklerini ve mevcut yöntemlerini destekleyen sonuçlara ulaştıklarını söyledi.

Ağaçlandırma çalışmalarının bölgenin doğal yapısı dikkate alınarak gerçekleştirildiğini vurgulayan Yumaklı, Karadeniz, Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerindeki ağaç türlerinin birbirinden farklı olduğuna işaret etti.

Yumaklı, milyonlarca yılda oluşan ekosistemin değiştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Yanan orman alanlarının ağaçlandırılmasında bölgenin ekosistemini dikkate alıyoruz. Karadeniz’deki ağaç türüyle Akdeniz’deki ağaç türü, Ege’deki ile İç Anadolu’daki ağaç türü ya da güneydeki ağaç türü birbirinden farklı. Biz de bölgenin ekosistemine göre ağaç dikimi yapıyoruz. Tüm bu ağaçlandırma çalışmaları bilimsel veriler ışığında yapılıyor. Milyonlarca yıllık bir ekosistemi değiştiremezsiniz.”

Almanya’da geçmişte farklı ağaçlandırma yöntemlerinin denendiğini, ancak daha sonra biyolojik sorunlarla karşılaşıldığını belirten Yumaklı, yangınların büyük bölümünün orman dışındaki alanlardan başladığını söyledi.

Kızılçam ağaçlarının yangın sırasında kozalaklarını kapatarak tohumlarını koruduğunu, yangının ardından uygun koşullar oluştuğunda ise tohumlarını toprağa bıraktığını anlatan Yumaklı, doğal işleyişin değiştirilmemesi gerektiğini ifade etti.

KIRSAL MAHALLELERDE YANGIN BİLİNCİ ARTIRILIYOR

Orman yangınlarını önlemek amacıyla bilgilendirme çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten Yumaklı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu ile yürütülen faaliyetlerin yanı sıra yangın riski yüksek köy ve kırsal mahallelerde de vatandaşlarla bir araya geldiklerini aktardı.

Bu ziyaretlerde yangınların yol açabileceği kayıplara dikkat çektiklerini ifade eden Yumaklı, özellikle yaşlı ağaçların yeniden yetişmesinin uzun yıllar alacağını anlattıklarını söyledi.

Orman köylerine, ekipler olay yerine ulaşana kadar ilk müdahalede kullanılmak üzere su tankerleri verilmeye başlandığını belirten Yumaklı, bu kapsamda vatandaşlara eğitim de sağlandığını kaydetti.

KASTEN YANGIN ÇIKARANLARA MÜDAHALE MALİYETİ DE YANSITILIYOR

Orman yangınlarının çıkış nedenleri arasında kasıtlı eylemlerin yüzde 3 paya sahip olduğunu belirten Yumaklı, bu tespitlerin bakanlık tarafından değil, kolluk kuvvetlerinin raporları üzerinden yapıldığını söyledi.

Kahramanmaraş’ta ormanda torpil atılması sonucu çıkan yangını örnek gösteren Yumaklı, bu tür eylemlerin kaza olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Yangına müdahale sırasında ortaya çıkan maddi giderlerin de yangına neden olan kişilerden tahsil edilmesi için işlem yürütüldüğünü belirten Yumaklı, sorumluların ceza alması amacıyla bakanlığın hukuk birimlerinin süreci takip ettiğini bildirdi.

KARBON YUTAK ORMANLARI OLUŞTURULACAK

Karbon yutak alanlarıyla ilgili çalışmalara da değinen Yumaklı, ormanların tamamının karbon tuttuğunu, ancak yeni oluşturulacak alanlarda ağaç türü ve bakım uygulamalarıyla bu kapasitenin artırılmasının hedeflendiğini anlattı.

Ağaçlandırma faaliyetlerinin karbon salımına yol açmayacak yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini belirten Yumaklı, bir yandan emisyonların azaltılması, diğer yandan yeni karbon yutak alanlarının oluşturulması yoluyla 2053 net emisyon hedefine ulaşmak için çalıştıklarını kaydetti.

YANGINLARA MÜDAHALEDE İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI GÜNDEMDE

Orman yangınlarında insansız hava araçlarının doğrudan müdahale amacıyla kullanılması için savunma sanayisiyle çalışma başlattıklarını açıklayan Yumaklı, mevcut İHA’ların yangınların tespitinde kullanıldığını hatırlattı.

Su taşıyarak yangına müdahale edebilecek insansız hava araçları geliştirilmesinin hedeflendiğini belirten Yumaklı, dünyada bu alanda henüz yaygın bir uygulama bulunmadığını söyledi. Çin menşeli bazı örneklerin görüldüğünü ancak bunların daha düz ve ulaşımı kolay bölgelerde kullanıldığını ifade etti.

Savunma sanayisiyle başlatılan çalışmanın Türkiye’ye yeni bir teknoloji ve ekonomik katkı sağlayabileceğini belirten Yumaklı, BAYKAR’ın mevcut İHA teknolojisine verdiği desteğe de teşekkür etti.

Bayraktar TB2’lerin yangınların tespitinde kullanıldığını kaydeden Yumaklı, şirketin teknik konularda destek vermeyi sürdürdüğünü belirterek, “Baykar bize kullandığımız İHA’ları yok pahasına verdi” dedi.

HAL YASASINDA YENİ DÜZENLEME HAZIRLIĞI

Hal yasasına yönelik çalışmaların Tarım ve Orman Bakanlığının da katılımıyla yürütüldüğünü belirten Yumaklı, üretici birlikleri ve kooperatiflerinin hallerde ve pazarlarda daha fazla yer almasına yönelik önerilerin gündemde olduğunu aktardı.

Üretici birliklerinin hallerin dışında da ürün satış noktaları kurabilmesinin değerlendirildiğini kaydeden Yumaklı, düzenlemeye ilişkin çalışmaların AK Parti grubunda tamamlandığını ve teklifin komisyona gelmesinin beklendiğini söyledi.

Hazırlanan düzenlemede büyük satış noktalarının belirli miktarlarda ürünü doğrudan üreticiden alabilmesine imkân tanıyacak bir sistemin de yer alacağını belirten Yumaklı, böylece aracıların azaltılmasının ve sözleşmeli üretimin teşvik edilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Ürünlerin tarladan tüketiciye daha hızlı ulaştırılmasının maliyetleri düşüreceğini vurgulayan Yumaklı, taşıma giderlerinin maliyetler içinde önemli bir yer tuttuğunu, petrol fiyatlarındaki artışın da bu giderleri etkilediğini kaydetti.

PESTİSİT KULLANIMINDA TÜRKİYE VE AB KARŞILAŞTIRMASI

Avrupa Birliği Komisyonunun tarım ve gıdadan sorumlu üyesi Christophe Hansen ile yaptığı görüşmede zirai ilaç kalıntısı konusunun da gündeme geldiğini belirten Yumaklı, son üç yılda RASFF bildirimlerinde yüzde 74 düşüş sağlandığını söyledi.

Türkiye’de biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin uygulandığını aktaran Yumaklı, bu alandaki çalışmaları AB tarafıyla paylaşacaklarını ifade etti.

Türkiye’de pestisit kullanımının yoğun olduğu yönünde bir algı bulunduğunu belirten Yumaklı, hektar başına pestisit kullanımının Avrupa Birliği’nde 3,2 kilogram, Türkiye’de ise 2,3 kilogram olduğunu kaydetti.

Bu konuda işbirliğini geliştirme konusunda mutabakata vardıklarını söyleyen Yumaklı, toplumda zirai ilaç kullanımına yönelik hassasiyetin yüksek olmasını olumlu bulduğunu ve kullanımın en aza indirilmesi için çalıştıklarını belirtti.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ZARARLI TÜRLERİ DE ETKİLİYOR

İklim değişikliğinin tarım ve orman alanlarında zararlı türlerin ortaya çıkışını etkilediğini belirten Yumaklı, Karadeniz Bölgesi’nde kestane ağaçlarına zarar veren gal arısını örnek gösterdi.

Yaklaşık iki yıl önce bölgede görülen zararlıya karşı, doğaya zarar vermeyen başka bir böcek türüyle mücadele yöntemi üzerinde çalışıldığını aktaran Yumaklı, uygulamanın sonuçlarının olumlu olduğunu ve bölgedeki üreticilerin memnuniyetini gözlemlediklerini söyledi.

Zararlılarla mücadelede yalnızca kimyasal ilaç kullanımına odaklanılmaması gerektiğini vurgulayan Yumaklı, doğanın kendi içindeki mücadele yöntemlerinden de yararlanılması gerektiğini ifade etti.

Üreticilerin aylarca emek verdikleri ürünlerin hasat sonrasında pestisit kalıntısı nedeniyle bahçede, paketleme alanında veya satış noktasında tespit edilerek imha edilmesinin ciddi kayıplara yol açtığını belirten Yumaklı, bu nedenle mücadele yöntemlerinin titizlikle ele alındığını kaydetti.

ÜRETİM PLANLAMASINDA YAPISAL DÖNÜŞÜM

Tarımda üretim planlamasıyla 2023 yılından itibaren yapısal bir değişim sürecinin başlatıldığını belirten Yumaklı, gıda arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip ürünlerde planlamanın devreye alındığını söyledi.

Düzenleme kapsamında 2023 yılında eğimi yüzde 6’nın altında olan alanlarda uzun yıllık bitkilerin, yani meyve ağaçlarının dikilmesinin yasaklandığını aktaran Yumaklı, üretim planlamasının önce stratejik ürünlerde uygulandığını, zamanla tüm ürünlere yayılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Bu dönüşümün kısa sürede tamamlanamayacağını belirten Yumaklı, ancak atılan adımların tarım açısından önemli bir yapısal değişim başlattığını vurguladı.

MEYVE İHRACATINDA KARADENİZ GÜZERGAHI SORUNU

Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliği sorunlarının meyve ihracatını da olumsuz etkilediğini belirten Yumaklı, ihracatçıların ürünlerini yurt dışına ulaştırmakta güçlük yaşadığını söyledi.

Ticaret Bakanlığı ile ihracatçıların işlerini kolaylaştıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını kaydeden Yumaklı, bu adımların yaşanan sorunları hafifletmesini beklediklerini ifade etti.

Bu yıl ürünlerde iyi hasat sonuçları elde edildiğini ancak ihracat yapılamamasının üreticiler açısından farklı sorunlara yol açtığını belirten Yumaklı, bu nedenle ülkelerle ikili görüşmeler yürüttüklerini aktardı.

Rusya ziyaretinde, Karadeniz’in kapanmasının ardından kara yoluyla yapılan sevkiyatlarda gümrük sorunları yaşandığını anlatan Yumaklı, görüşmeler sonucunda geçişlerin yeniden açıldığını söyledi.

Rusya’nın daha önce her iki tırdan birini analize aldığını ve bu uygulamanın gümrüklerde beklemelere neden olduğunu belirten Yumaklı, yapılan görüşmelerle bazı ürün gruplarında analiz sıklığının yüzde 20’ye, bazı gruplarda ise yüzde 10’a kadar indirildiğini kaydetti.

Yumaklı, ihracatın önündeki engellerin kaldırılması için ülkeler bazında çalışmalar yürüttüklerini ve yoğun bir tarım diplomasisi süreci izlediklerini ifade etti.

HAYVANCILIKTA NİTELİK VE SÜRÜ YENİLEME ÖNCELİĞİ

Hayvancılık alanında 2024 yılının şubat ayında açıklanan Hayvancılık Yol Haritası’ndaki başlıkların uygulamaya alındığını belirten Yumaklı, çalışmaların ardından hayvan sayısında artış yaşandığını söyledi.

Bakanlık olarak yalnızca hayvan sayısına odaklanmadıklarını, verimliliği artırmak amacıyla sürü yenileme konusuna ağırlık verdiklerini aktaran Yumaklı, aynı koşullarda beslenen hayvanların farklı verim düzeylerine sahip olabildiğine dikkat çekti. Bu alandaki çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını ancak değişimin zaman gerektirdiğini belirtti.

HAYVAN HASTALIKLARIYLA MÜCADELE SÜRÜYOR

Hayvan hastalıklarının önlenmesine yönelik çalışmalara da değinen Yumaklı, 2025 yılında şap hastalığıyla mücadelede elde edilen başarının Avrupa Birliği Komiseri tarafından da takdir edildiğini söyledi.

Ağır bir hastalık tablosunun dört ay içinde kontrol altına alındığını belirten Yumaklı, benzer sorunların yeniden yaşanmaması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Ari çiftliklere yönelik Türkiye genelinde tarama başlatıldığını da açıklayan Yumaklı, bu işletmelerin hastalıklara karşı gerekli önlemleri alan ve belirlenen kuralları uygulayan çiftlikler olduğunu kaydetti.

Ari işletmelere sağlanan desteğin diğer çiftliklere göre dört kat fazla olduğunu belirten Yumaklı, bu statünün korunması için kurallara uyulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Şartları yerine getirmeyen işletmelerin ari statülerinin iptal edildiğini bildirdi.

Author: Dicle Sahin